MAHALLELER

YUKARIULUCAK MAHALLESİ

Köyün eski adı Kayı Ovasından adını almaktadır ve Kayovası’dır.

YİĞERLER MAHALLESİ

ELMALI DEDE TÜRBESİ: Elmalı Dede Türbesi, Yiğerler Köyündedir. Yiğerler Köyü 16. yüzyıl kayıtlarından Karye-i Yegâlar olarak geçmektedir. Elmalı Dede’nin kim olduğu konusunda herhangi bir bilgi yoktur. Türbenin durumu hakkında herhangi bir bilgi yoktur.

YILDIZ MAHALLESİ

ERENLER TÜRBESİ: Erenler Türbesi, Nuhhoca ile Yıldız Köyü arasında kalan bir tepenin üzerindedir. Yıldız Köyünün eski adı Sama’dır. (14) Erenler Türbesinde üç zat medfundur. Haklarında herhangi bir bilgi yoktur. Türbe üzeri açık, üç mezardan oluşmaktadır. Mezarların etrafı çitle çevrilmiş ve mezarlar yeniden inşa edilmiştir. Türbe ve etrafı çam ağaçlarlarıyla kaplıdır.
Türbe değişik dilekler için ziyaret edilmektedir. Bahar aylarında köylüler toplu olarak Yağmur Duası için Erenler Türbesine ziyarete gelirler. Dualar okunur, kurban adakları kesilir ve topluca yemekler yenir. Ayrıca her yıl düzenli hale getirilen Depelarkası Köylerinden Nuhhoca, Yıldız ve Hamzalar Köylüleri toplu olarak türbeyi ziyarete gelmektedir.

YALNIZÇAM MAHALLESİ

YALNIZÇAM KALESİ: Yalnızçam Kalesi, Yalnızçam Köyünün Sakarya Nehrine bakan yüzünde bir tepe üzerindedir.

Kale Bilgileri: Kale Sakarya Nehrine hakim konumuyla aynı zamanda geçiş yerine kontrol eden konumdadır. Köyün bu konumu Sakarya Meydan Muharebesinde de kullanılmıştır. Bu tepe üzerinde bir Direniş Anıtı bulunmaktadır. Kale veya Garnizon yerleşmesi olarak kullanılan alan Kepir Mevkiindedir. 26x32m boyutlarına rağmen Aladağları gören konumuyla önemli bir konuma sahip bu kale sürekli olarak kaçak kazılarla tahrip edilmiştir. Bu Galat Kalesi “Galatya Olympos”’u olarak da anılmaktadır. Alan sadece kaleyle sınırlı değildir. Köy içine kadar dağılan seramik kırıntıları bu alanlarında iskân gördüğünün kalıntısıdır. Kale 2009 yılı Koruma Kurulu Kararıyla 1.Derece Arkeolojik SİT Alanı olarak tescillenmiştir.

ÜREĞİL MAHALLESİ

AVDAN YERLEŞİMİ: Avdan Yerleşimi, Üreğil Köyünün kuzeybatısında Avdan Çayırı Mevkiindedir. Üreğil, Oğuz Boylarından biridir. Üreğir, Yüreğir, Yüregir olarak da anılmaktadır.

Yerleşim Bilgileri: Avdan (13) Yerleşimi yaklaşık 1km2’lik alanı kaplayan ve orman içinde kalmış bir Ören yeridir. Kesme bazalt taşlardan oluşan bir duvar kalıntısı ve sur kalıntısı olan yerleşim yerinde Bizans Döneminden kalma nekropolis alanı bulunmaktadır. Yerleşim alanında yapay bir göl ve kuyu su ihtiyacı için yapılmış olmalıdır. Yerleşim kaçak kazılarla,
inşaat için taş alınarak tahrip edilmektedir. Avdan Yerleşimi Koruma Kurulu Kararıyla 1999 yılında 1. Derece Arkeolojik SİT Alanı olarak tescillenmiştir.
PINARCIK NEKROPOLÜ: Pınarcık Nekropolü, Üreğil Köyünün 1km güneyinde köy yolunun kenarındadır.

Nekropol Bilgileri: Pınarcık Nekropolü kaçak kazılarla ve tarım faaliyetleriyle bir hayli tahrip edilmiş bir mezarlıktır. Yüzey üzerinde insan kemikleri ve Klasik Çağlara ait seramik kırıntıları görülmektedir. Pınarcık Nekropolü Koruma Kurulu Kararıyla 1984 yılında 1. Derece Arkeolojik SİT Alanı olarak tescillenmiştir.

URUŞ MAHALLESİ

Uruş ismi, Osmanlı'da Uluç Bey veya Oruç Bey isminde bir subaşının, bu beldeye yerleşmesi ve tımarlı sipahilerinin burada konaklamasıyla, bir yerleşim yeri haline gelmiştir. Halkı Türkmen Oğuz olup, Üreğil boyundan geldiği tahmin edilmektedir. Oruç ismi zaman ile Uruş'a dönüşmüştür.

URUŞ CAMİ: Uruş Cami yani Cami-i Kebir, Uruş Beldesi Camiler Sokak üzerindedir.

1871 yılında yapılan cami, bir deprem ve yangın sonrası hasar görür 1944 yılında tekrar inşa edilmiştir. Dikdörtgen formda taş, tuğla, kireç harcı, ahşap ve alçı malzemeden, kırma çatılı inşa edilmiştir. Caminin iç süslemeleri dikkat çekicidir.

TAHİR MAHALLESİ

GÜNEY KİLİSELERİ: Güney Kiliseleri, Tahir Köyüne, 2km mesafede Kiliseler mevkiindedir.

Kilise Bilgileri: Köye yakın konumdaki bir yamaç üzerindeki kiliseler kaçak kazılarla bir hayli tahrip edilmiş durumdadır. Roma ve Geç Bizans Döneminden kalma bu kiliselerde Washington Üniversitesi ekipleri detaylı araştırmalar yapmıştır. Ekibin yayınlarına göre bu Kiliseler Roma Yolunda mola vermek için kullanılan kiliselerdir. Yine Amerikalı bu ekip Kiliseler Mevkiinin Antik Sykeon (12) olabileceğini iddia etmektedir. Güney Kiliseleri Koruma Kurulu Kararıyla 1998 yılında 1. Derece Arkeolojik SİT Alanı olarak tescillenmiştir.

GÜNEY KİLİSİLERİ YERLEŞİMİ: Güney Kiliseleri Yerleşimi, Tahir Köyünün, 2km kuzeybatısında Aksırt’ın kuzey yamacındadır.

Yerleşim Bilgileri: Köye yakın konumdaki bir yamaç yerleşimi kiliselerle alakalı olmalıdır. Sırtın iki yanında dağılan kalıntılar pişmiş topraktan döşeme levhaları, su künkleri ve bazı mimari parçalardan oluşmaktadır. Yerleşim Roma Döneminden kalmadır. Güney Kiliseleri Koruma Kurulu Kararıyla 2003 yılında 1. Derece Arkeolojik SİT Alanı olarak tescillenmiştir.

SARAYCIK YERLEŞİMİ: Saraycık Yerleşimi, Tahir Köyünün, 2km kuzeybatısında Güney Kiliseleri Yerleşiminin yanındadır.

Yerleşim Bilgileri: Saraycık Yerleşimi Envanter listesinde Saraycık Mevkii Güney Kiliseleri olarak adlandırılmaktadır. Tahir Köylüleri bu mevkie Saraacık demektedir. Güney Kiliseleri yerleşimin devamı niteliğindeki bu alan Saraycık Mevki olarak geçmektedir. Derin kaçak kazı çukurlarıyla bir hayli tahrip edilmiş bir alandır. Saraycık Yerleşimi Koruma Kurulu Kararıyla 2005 yılında 1. Derece Arkeolojik SİT Alanı olarak tescillenmiştir.
KIZLAR SEKİSİ YERLEŞİMİ: Kızlar Sekisi Yerleşimi, Tahir Köyünün, 1,5km kuzeybatısında Kızlar Sekisi mevkiindedir.

Yerleşim Bilgileri: Köye yakın konumdaki bu tepe yerleşimi veya kale doğal granit kayalardan oluşmuş olan bir yerleşimdir. Granit kayalar kullanılarak yapılmış olan yerleşim yeri 30 ve15m ölçülerinde yer yer kalınlığı 2m’yi bulan muhtemelen Frigler tarafından inşa edilmiş duvarlar dikkati çekmektedir. Yerleşim yaklaşık 7360m2 alana yayılmış durumdadır.
Washington Üniversitesinin Tahirler Projesi kapsamında ziyaret ettiği bu yerleşim kale olarak tanımlanmakta ve Hitit ve Frig Döneminde iskân görmeye başlayıp, Roma ve Geç Roma Dönemine kadar bu iskânın devam ettiği görülmüştür. Kızlar Sekisi Yerleşimi Koruma Kurulu Kararıyla 1998 yılında 1. Derece Arkeolojik SİT Alanı olarak tescillenmiştir.

KİLİSELER MAĞARALARI: Mağaralar, Tahir Köyünün, 4km kuzeyinde yer almaktadır.

Mağara Bilgileri: Washington Üniversitesinin Tahirler Projesi kapsamında ziyaret ettiği bu mağaralar detaylı olarak araştırılmış ve belgelenmiştir. Bu kaya kiliseleri Orta Bizans Döneminde yapılmış olduğu düşünülmektedir. Mağaralardaki bir şapel ibadet için, diğer odalar ise yerleşim amacıyla kullanılmış olmalıdır. Mağaraların pencereleri vadiye bakmaktadır.

DEVEBELİ HÖYÜK: Devebeli Höyük, Tahir Köyünün, 4km kuzeybatısında yer almaktadır.

Höyük Bilgileri: Washington Üniversitesinin Tahirler Projesi kapsamında ziyaret ettiği bu höyük hakkında fazla bilgi verilmemiştir. Höyük üzerinde bulunan 2m çapında 10m derinliğindeki kaçak kazı çukuru höyüğü bir hayli tahrip etmiştir. Ayrıca höyük yanında Helenistik veya Roma Döneminden kaldığı tahmin edilen tamamen soyulmuş bir mezar odası
da tespit edilmiştir.

TAHİR BABA TÜRBESİ: Tahir Baba Türbesi, Tahir Köyündedir. Tahir Baba’nın Tahir Köyünü kurması ve ona ismini vermesi dışında herhangi bir bilgi yoktur. Türbenin durumu hakkında herhangi bir bilgimiz yoktur.

TACETTİN MAHALLESİ

AKKIRMATEPESİ HÖYÜK: Akkırmatepesi Höyük, Tacettin Köyü, 7km güneydoğusunda Dedeniz Mevkiindedir.

Höyük Bilgileri: Höyük yerel ağızda Dedeniz Höyük olarak da anılmaktadır. Envanter kaydında Dedenizöz Mevkiindedir. 50x75m ölçülerinde küçük bir höyüktür. Höyüğün kuzey tarafındaki eteği bir sulama kanalı kesmiştir. Höyük makinelerle kaçak kazı yapılarak tahrip edilmiştir. Akkırmatepesi Höyük Koruma Kurulu Kararıyla 1994 yılında 1. Derece Arkeolojik SİT Alanı olarak tescillenmiştir.
ÇATALMEVKİ YERLEŞİMİ: Çatalmevki Yerleşimi, Tacettin Köyünün, 2,5km güneydoğusunda tarlaların arasındadır.

Yerleşim Bilgileri: Washington Üniversitesinin Tahirler Projesi kapsamında ziyaret ettiği bu yerleşim hakkında fazla bilgi verilmemiştir. Yerleşim yerinde toplanan çanak çömlek kırıntılarına göre yerleşim Frig ve Roma Döneminde iskân görmüştür. Roma Yolu üzerinde Tacettin Platosuna hakim konumuyla önemli bir yerleşim olduğu düşünülmektedir

POYRAZOĞLU YERLEŞİMİ: Poyrazoğlu Yerleşimi, Tacettin Köyünün, 500m güneyinde bulunan kayalık tepe üzerindedir.

Yerleşim Bilgileri: Köyün hemen yakınındaki bu yamaç yerleşimi doğal granit kayalarla kaplı bir tepe üzerindedir. Yerleşim Çayırözü Düzlüğünün kuzeyinde ve Çayırözü Vadisine hakim konumdadır. Yerel granit taşları kullanılarak yapılan duvar kalıntıları yer yer görülmektedir. Yerleşimin doğu eteğinde taş ocağı açılmıştır. Yerleşim Roma Döneminden kalmadır. Poyrazoğlu Yerleşimi Koruma Kurulu Kararıyla 1998 yılında 1. Derece Arkeolojik SİT Alanı olarak tescillenmiştir.

TACETTİN KALINTILARI:

Kalıntı Bilgileri: Köyün içinde Roma Döneminden kalma devşirme malzemeler vardır. Ayrıca yapımı 1847 yılı tarihli ve onarım görmüş olan bir cami bulunmaktadır. Washington Üniversitesinin Tahirler Projesi kapsamında ziyaret ettiği bu yerleşim hakkında fazla bilgi verilmemiştir. Yerleşim yerinde tespit edilen devşirme malzemeler yerleşimin Roma ve Bizans
Döneminde iskân gördüğünün kanıtıdır. 

TACETTİN DEDE TÜRBESİ: Tacettin Dede Türbesi, Tacettin Köyündedir ve köye ismini vermiştir. Tacettinliler Oğuzların Kayı Boyuna mensuptur. Bir kaynağa göre Ankara Tacettin Dergahından bölgeye gelmiş ve köyü kurmuş, köye ismini vermiş mürittir. Başka bir kaynağa göre köye ailesiyle birlikte yerleşerek, köye ismini veren ermiş bir zattır.

OYMAAĞAÇ MAHALLESİ

KİLİSE MAĞARALARI: Kilise Mağaraları, Oymaağaç Köyü, Beypazarı-Tahirler Köyü yolunun 1,5km doğusunda İnler Tepesi mevkiindedir.

Mağara Bilgileri: Mağara girişleri yüksek olup, girişleri bir hayli zordur. Girişten sonra üç kat katlı bir mağara grubudur. Giriş katı tek bir mekân, merdivenle ulaşılan orta kat yine geniş bir mekân ve birbirine bağlı dört odadan, en üst kat ise, yine ana bir mekâna açılan kilise, bir oda ve su depolarından oluşmaktadır. Her katın mekânları vadiye açılan pencerelere sahiptir. Kilise Mağaraları Koruma Kurulu Kararıyla 2003yılında 1. Derece Arkeolojik SİT Alanı olarak tescillenmiştir.

OYMAAĞAÇ HÖYÜK: Oymaağaç Höyük, Oymaağaç Köyündedir.

Höyük Bilgileri: Envanter Listesinde bulunan bu höyük hakkında bilgi verilmemiştir. Resimlerden görüldüğü kadarıyla kaçak kazılarla tahrip edilmiş bir höyüktür. Ayrıca höyük eteğinde sulama için ark açılmıştır. Çok yakınında bulunan höyüklere göre Oymaağaç Höyük İlk Tunç Çağı iskân görmüş olabilir. Bu bilgi sadece varsayımımızdır. Oymaağaç Höyük Koruma Kurulu Kararıyla 2011 yılında 1. Derece Arkeolojik SİT Alanı olarak tescillenmiştir.
OYMAAĞAÇ DİKMEN HÖYÜK: Oymaağaç Dikmen Höyük, Oymaağaç Köyü, Akkaya- Dikmen yolunun 1km batısındadır.

Höyük Bilgileri: 1994 yılında Sachihiro Omura tarafından yapılan İç Anadolu yüzey araştırmaları kapsamında tespit edilen höyük İlk ve Orta Tunç Çağında iskân görmüştür. Höyük 134x156m boyutlarında ve 15m büyüklüğündedir. Oymaağaç Dikmen Höyük Koruma Kurulu Kararıyla 1995 yılında 1. Derece Arkeolojik SİT Alanı olarak tescillenmiştir.

MİKAİL MAHALLESİ

Mikail Köyü çok az köylümüzün ikamet ettiği bir yerleşimdir. Mikail dört büyük melekten biridir. İnsanların rızkını dağıtmak ve doğa olaylarıyla görevlidir.

MENÇELER MAHALLESİ

Mençeler Köyü çok az köylümüzün ikamet ettiği bir yerleşimdir. Mence/ Menca “Kurtulacak yer” anlamındadır. Menç ise “Körpe, taze”, “Koyun, keçi yavrusu” ve “Kalça” anlamındadır.

MACUN MAHALLESİ

TOPÇU MAHİR DEDE TÜRBESİ: Topçu Mahir Dede Türbesi, Macun Köyünün arkasında bulunan Mahya Tepesindedir.

Mahir Dede’nin medfun olduğu bu tepede, Kurtuluş Savaşı esnasında sürekli top sesleri gelmiş olduğundan Topçu lakabı da eklenmiştir. Hakkında başka bir bilgi yoktur. Türbe üzeri açık, herhangi bir mezar taşı olmayan, etrafı taşlarla çevrili bir hayli uzun bir mezardan oluşmaktadır. Mezar etrafı meşe, sedir ve ardıç ağaçlarıyla doludur. Bu ağaçlar kutsal kabul edildiğinden kesilmezler. Türbe değişik dilekler için ziyaret edilmektedir. Bahar aylarında köylüler toplu olarak Yağmur Duası için Mahir Dede’yi ziyarete gelirler. Dualar okunur, kurban adakları kesilir ve topluca yenir.

KUYUMCUTEKKE MAHALLESİ

YAĞMUR TÜMÜLÜSÜ: Yağmur Kayası Tümülüsü, Kuyucutekke Köyüne 2-3km uzaklıkta yol kenarındadır.

Tümülüs Bilgileri: Yağmur Kayası Tümülüsü kaçak kazılarla tahrip edilmiştir. SİT kalkanına rağmen halen koruması olmayan bir tümülüsümüzdür. Tümülüs Koruma Kurulu Kararıyla 1984 yılında 1. Derece Arkeolojik SİT Alanı olarak tescillenmiştir.
KARADAVUT TÜRBESİ: Karadavut Türbesi, Kuyumcutekke Köyünde, köyün camisinin avlusundadır. Kuyumcular, Oğuzların, Bozok Koluna mensup Avşar Boylarındandır.

Hacı Bayram-ı Veli halifelerindendir. Fatih Dönemi alimlerinden Kara Davut Mehmet Efendi olduğu söylenmektedir. Ama türbe içindeki bir yazıtta “Merhum Karadavut Türbesi 1453 Kuyumcutekke Köyü” yazısı okunmaktadır. Türbe düzgün kesme taştan, kareye yakın dikdörtgen planlı, kubbeli inşa edilmiştir. Kubbesi kurşun kaplamadır. Türbede sekiz sanduka vardır. Küçük olanlar 5 tanedir ve çocuklara aittir. Üç büyük sandukadan biri Karadavut’a diğer ikisi ise ailesinden kadınlara aittir.

Türbe özellikle hayır duası için ve değişik dilekler için ziyaret edilmektedir. Sandukaların üzerine şifa bulmak amacıyla çocuk giysileri ve eşyaları bırakılmaktadır.
TEKKE TÜRBESİ: Tekke Türbesi, Kuyumcutekke Köyündedir. Tekke Türbesinde kim medfundur bilinmiyor. Türbenin varlığını merhum hocamız Hikmet Tanyu’nun kitabından öğreniyoruz. Hakkında herhangi bir başka bilgi yoktur.
DİREK ZİYARETİ: Direk Ziyareti, Kuyumcutekke Köyünün camisindedir. Cami tarihi nitelik taşımaktadır. Kuyumcutekke Köyünün camisinde bulunan iki ahşap direk ziyaret edilmekte ve ilginç ritüeller uygulanmaktadır. Direklerin altında bir dedenin medfun olduğuna inanılmaktadır.
Ziyaret köyün camisinde bulunan iki ahşap direktir. Direkler bir insanın geçebileceği kadar yan yanadır. Dileği olanların bu direklerin içinden geçebilirse dileklerinin olacağına inanılır. İş arayanlar, hastalar, başka değişik dilekleri olanlar koyun, sığır, horoz gibi adaklarını adayıp direklerin arasından geçer. Mum adağında bulunanlar direklerin dibine adağını adar.
Direklerden geçenler abdestsiz olamaz. Eğer günahkarsa da direklerin arasından geçemez.

KUYUCAK MAHALLESİ

UYKU YERLEŞİMİ: Uyku Yerleşimi, Kuyucak Köyü Uyku Mevkiindedir.

Yerleşim Bilgileri: Uyku Yerleşimi son dönem Bizans Rumlarına ait bir yerleşim yeri olduğu düşünülmektedir. 100x200m ölçülerinde bir yerleşim ve 250x250m ölçülerinde bir mezarlık alanından oluşmaktadır. Mezarlık alanı kaçak kazılarla tahrip edilmiştir. Uyku Yerleşimi Koruma Kurulu Kararıyla 1996 yılında 1. Derece Arkeolojik SİT Alanı olarak tescillenmiştir.

KÖST MAHALLESİ

KÖST YERLEŞİMİ: Köst Yerleşimi, Köst Köyü Asar Mevkiindedir. Köst anlam olarak “İki Parça” demektir. Beypazarı’nın Osmanlı’dan beri ismi değişmeyen köylerindendir. Beypazarı’nda Köst Pazarı varlığını halen sürdürmektedir.

Yerleşim Bilgileri: Köst Yerleşimi İlk Tunç ve Orta Tunç çağında iskân görmüş bir yerleşim. Günümüzde tarla olarak kullanılan bu alan üzerinde çark ve el aletleri, müzeye kaldırılan el yapımı mutfak kapları ele geçmiştir. Köst Yerleşimi Koruma Kurulu Kararıyla 1995 yılında 1. Derece Arkeolojik SİT Alanı olarak tescillenmiştir.

KÖSELER MAHALLESİ

İMİRZE DEDE TÜRBESİ: İmirze Dede Türbesi, Köseler Köyü mezarlığındadır.

Köseler Köyünün manevi lideri olan İmirza Baba veya İmirze Dede’nin kim olduğu konusunda herhangi bir bilgi yoktur. Türbe yığma taşa ve betonarmeden, kubbeli olarak inşa edilmiştir. İmirze Baba sığırlarına tomruk çektirirmiş. Köye yakın bir yokuşta sığırlar tıkanmış, tomruk ağır gelmiş, çekemez olmuşlar. İmirze Baba tomrukları sırtladığı gibi köye kadar taşımıştır.

KOZALAN MAHALLESİ

KARADAVUT TÜRBESİ: Karadavut Türbesi, Kozalan Köyünün yakınındaki bir yayladadır. Kozalan Köyündeki Karadavut’un Kuyumcutekke Köyünde medfun bulunan Karadavut’un babası olduğu söylenmektedir. Türbe 6,5x6,8 ölçülerinde kareye yakın dikdörtgen formunda özensiz bir türbedir. Taş ve ahşap malzemeden inşa edilen türbe, sandukalar dahil harçla sıvanmıştır. Türbe çatısı sacdandır. İçinde üç sanduka bulunmaktadır. Türbe özellikle hayır duası için ve değişik dilekler için ziyaret edilmektedir. Sandukaların üzerine şifa bulmak amacıyla çocuk giysileri ve eşyaları bırakılmaktadır. Kozalan Köyü 1571 yılı Osmanlı Kayıtlarından beri aynı isimle anılmaktadır. Karadavut Türbesinin de bulunduğu yaylada tarihi Kar Kuyuları vardır. Kışın buraya saklanan karlar yazın kullanım için aşağıya indirilir ve ticareti yapılır.

KIZILCASÖĞÜT MAHALLESİ

KIZILCASÖĞÜT YERLEŞİMİ: Yerleşim, Kızılcasöğüt Köyü sınırlarında Ören Mevkiindedir.

Yerleşim Bilgileri: Envanter sitesinde Ören Yerleşimi olarak anılan yerleşim, köyün 1 km kuzeybatısında Ören Mevkiindedir. Yerleşimin doğusunu Bilal Deresi, batısını ise bir kuru dere sınırlamaktadır. Yerleşim üzerinde yapılan bağcılık ve diğer tarım faaliyetleri yerleşimi tahrip etmektedir. Alanda seramik kırıntıları ve pitos parçaları dikkati çekmektedir. Kızılcasöğüt Yerleşimi Koruma Kurulu Kararıyla 2000 yılında 3. Derece Arkeolojik SİT Alanı olarak tescillenmiştir.

KIRŞEYHLER MAHALLESİ

KIRŞEYHLER YERLEŞİMİ: Kırşeyhler Yerleşimi, Kırşeyhler Köyü Kırşeyhler Yaylası Kavaklık ve Tatlıpınar Mevkilerindedir.

Yerleşim Bilgileri: Envanter sitesinde Roma ve Bizans Dönemi Dönemleri Yerleşimi olarak anılan yerleşim, ortasından dere geçerek bölünen oldukça geniş bir alana yayılmaktadır. Kavaklık mevkiinde bulunan eğimli arazide bol miktarda seramik kırıntısı gözükmekte ve bu alan kaçak kazılarla tahrip edilmiştir. Kavaklık alanındaki orijinal kayalıklar işlik amacıyla kullanıldığı düşünülen oyuklara sahiptir. Tatlıpınar Mevkiinde yine işlik amaçlı kaya oyukları, yine bol miktarda Roma ve Bizans Döneminden kalma seramik kırıntısı göz çarpmaktadır. Kırşeyhler Yerleşimi Koruma Kurulu Kararıyla 2007 yılında 1. Derece Arkeolojik SİT Alanı olarak tescillenmiştir. Ayrıca MÖ.300 yılların buluntusunu veren Kızlar Kayası, Adak Çalısı, Tavşan Kayası ve Koçcağız Mevkileri bulunmaktadır.


ŞIHLAR TÜRBESİ: Şıhlar Türbesi, Kırşeyhler Köyünün mezarlığındadır. Köyün ilk adı Şıhlar’dır. Mezarlıkta medfun yatırlardan dolayı bu adı almıştır. Daha sonra bölgenin arazi yapısından dolayı Kırşıhlar ve en son olarak Kırşeyhler adını alır.

Şıhlar Türbesinde kim medfundur bilinmiyor. Bu zat(lar)ın köyün kurucusu olduğu düşünülmektedir. Başka bir kaynağa göre türbede Seydi Yusuf medfundur. Türbe kare planlı, üzeri sactan damla örtülmüş, betonarmeden sade bir türbedir. Kırşeyhlerin manevi lideri konumundaki evliya hayır duası ve değişik dilekler için ziyaret edilmektedir.

KIRBAŞI MAHALLESİ

Gelegra / Gelagra / Gelegre / Kelegre / Kilifre / Gelekıra: Günümüzde Ankara İli Beypazarı İlçesi Kırbaşı Beldesinin Osmanlı Dönemindeki ismidir.Bilge Umar’a göre Kalli-Akra’dan gelme. Bu da “Güzel-Çıkıntı(Burun-Doruk)”
anlamındadır.

KIRBAŞI ANLAMI: Kırbaşı Beldesinin Osmanlı Dönemindeki adı Gelegra, Gelagra, Gelegre, Kelegre, Kilifre ve Gelekıra (4) olarak anılmaktadır.
KIRBAŞI YERLEŞİMİ: Kırbaşı Yerleşimi, Kırbaşı Kasabasının 1km güneyinde, kasabayı Kapullu Köyüne bağlayan yolun yanındadır.

Yerleşim Bilgileri: Sazakdamı Yerleşimini bir düz yerleşim yeri olarak nitelemek mümkündür. Yerleşim yerinde yapılan yüzey araştırmasında ele geçen seramik kırıntılarına göre Roma ve Bizans Döneminde iskân görmüş bir yerleşimdir. Kırbaşı Yerleşimi Koruma Kurulu Kararıyla 2011 yılında 3. Derece Arkeolojik SİT Alanı olarak tescillenmiştir.
TAHİRÜSTÜ YERLEŞİMİ: Tahirüstü Yerleşimi, Kırbaşı Kasabasının 1km doğusundadır.

Yerleşim Bilgileri: Tahirüstü Yerleşimini bir yamaç yerleşim yeri olarak nitelemek mümkündür. 700m. çapına sahip olan yerleşimi bir dere ikiye ayırmaktadır. Yerleşim yerinde yapılan yüzey araştırmasında ele geçen seramik kırıntılarına göre Roma ve Bizans Döneminde iskân görmüş bir yerleşimdir. Yüzeyde birçok seramik, tuğla ve cam parçaları tespit edilmiştir. Yerleşim yeri üzerinde yapılan tarım faaliyeti ve kaçak kazılar zarar vermektedir. Tahirüstü Yerleşimi Koruma Kurulu Kararıyla 2008 yılında 1. Derece Arkeolojik SİT Alanı olarak tescillenmiştir.
GELEGRA YERLEŞİMİ: Gelegra Yerleşimi, Kırbaşı Kasabasının yakınında bulunan ve Sayık Mevkii olarak anılan bir kayalık alandır.

Yerleşim Bilgileri: Gelegra Kırbaşı Beldesinin Antik Dönemdeki ve Kırbaşı adını almadan önceki ismidir. Ayrıca Gelare, Gelegıra isimleriyle de anılmaktadır. 500m2 büyüklüğe sahip yerleşimi bir yamaç yerleşim yeri olarak nitelemek mümkündür. Yerleşim yerinde yapılan yüzey araştırmasında ele geçen seramik ve tuğla kırıntılarına göre MÖ.1000 ve Roma Döneminde iskân görmüş bir yerleşimdir. Bu kayalık alanda 5adet 80x60cm ölçülerinde 10cm derinliğindeki çukurların işlik veya dinsel törenler için yapılmış olduğu düşünülmektedir. Bu yerleşim yerimiz de defineci terörüne maruz kalmaktadır. Gelegra Yerleşimi Koruma Kurulu Kararıyla 2002 yılında 1. Derece Arkeolojik SİT Alanı olarak tescillenmiştir

OHRUT MAĞARALARI: Kırbaşı Kasabasının batısında yer alan Ohrut Vadisinde yerleşim amacıyla kullanılan birçok mağara bulunmaktadır.

ŞAŞAF DEDE TÜRBESİ: Şaşaf Dede Türbesi, Kırbaşı Kasabası Vele’nin Ovasındadır.

Şaşaf Dede’nin kim olduğu konusunda herhangi bir bilgi yoktur. Yığma taşlardan üstü örtülü bir türbedir. Harap durumdaki türbenin yeniden düzenlenmesi söz konusudur. Değişik dilekler ve şifa bulmak amacıyla ziyaret edilmektedir.

KERBANLAR MAHALLESİ

Kerbanlar Köyü adı 1573 yılı Tahrir Defterlerinde Karbanlar olarak geçmektedir. Karban Osmanlıca kervan anlamındadır ve Kârban olarak yazılmaktadır.

KAYABÜKÜ MAHALLESİ

PINARCIK YERLEŞİMİ: Pınarcık Yerleşimi, Kayabükü Köyünün, 900m doğusunda köy yolunun hemen üstünde yer almaktadır. Kayabükü Köyünün eski adı Beylik’dir.

Yerleşim Bilgileri: Washington Üniversitesinin Tahirler Projesi kapsamında ziyaret ettiği bu yerleşim hakkında fazla bilgi verilmemiştir. Yerleşim yerinde toplanan çanak çömlek kırıntılarına göre yerleşim Roma ve Bizans Döneminde iskân görmüştür.

KARGI MAHALLESİ

KARGI KALINTILARI: Kargı Oğuz Boylarından Yıldızhan Koluna bağlı bir boydur. Kargın veya Kargı olarak anılır. “Doyurucu” manasındadır. Kargı Köyünün içine yayılmış durumda Roma Dönemi tekil buluntu malzemeler bulunmaktadır.


KARAŞAR MAHALLESİ

Karaşar'ın ismini, erkeklerin başlarında siyah puşu, bellerinde Karaşal, bacaklarında siyah şalvar kullanmasından; kadınların ise başlarında fes ve çember (abani), sırtlarında üç etekli entari ve bunu tamamlayan feymana, bellerinde acem veya tarabulu denilen şal kuşağı kullanmasından aldığı, bu nedenle çevrede yöre insanının Karaşallılar lakabıyla anıldıkları, bu deyişin zamanla Karaşar'a dönüştüğü söylenmektedir.
Karaşarlılar Oğuz Boylarından olup bölgeye Doğu Türkmenistan’dan aynı adlı kentlerinden gelmiştir.

KARAŞAR KALINTILARI: Karaşar’ın (3) anlamı giyilen kıyafetlerden gelmektedir. İlahiŞehiranlamındadır.

Çukurören ve Dikenli Yaylalarında Hitit ve Bizans Döneminden kalma kalıntı bakiyeleri bulunmaktadır. Karaşar Merkezinde 1828 ve 1831 yılı tarihli, günümüzde halen kullanılan Osmanlı Dönemi çeşmeleri bulunmaktadır. Karaşar evleri 1899 yılında çıkan büyük bir yangınla tahrip olmasına rağmen tekrar yapılan evlerden günümüze ulaşanlar mimari üslubuyla dikkat çekicidir.
ALİ EFENDİ BABA TÜRBESİ: Ali Efendi Baba Türbesi, Karaşar Kasabasının mezarlığındadır.

Ali Efendi Baba’nın kim olduğu konusunda herhangi bir bilgi yoktur. Türbe kare planlı, kırma çatısı olan basit bir türbedir. Etrafında başka mezarlar bulunmaktadır.

ARAP BABA TÜRBESİ: Arap Baba Türbesi, Karaşar Kasabası Sıtma Çöven mevkiindedir. Arap Baba’nın kim olduğu konusunda herhangi bir bilgi yoktur. Türbenin durumu hakkında herhangi bir bilgi yoktur.
GARİP ERENLER TÜRBESİ: Garip Erenler Türbesi, Karaşar Kasabası Uzun Burun mevkiindedir. Garip Erenler’in kim olduğu konusunda herhangi bir bilgi yoktur. Türbenin durumu hakkında herhangi bir bilgi yoktur.
MURSAL BABA TÜRBESİ: Mursal Baba Türbesi, Karaşar Kasabası Eğriova Yayla yolu üzerindeki Mursal Dağındadır. Mursal Baba’nın kim olduğu konusunda herhangi bir bilgi yoktur. Türbenin durumu hakkında herhangi bir bilgi yoktur.
MAHYA BABA TÜRBESİ: Mahya Baba Türbesi, Karaşar Kasabası Mahya Tepesi üzerindedir.

Mahya Baba Türklerin Balkanlara göçü sırasında görev almış bir akıncı beyidir. Burada medfun olan Mahya Baba’nın kim olduğu konusunda herhangi bir bilgi yoktur. Türbe dikdörtgen planlı yığma taştan, üstü metal çatıyla örtülü özensiz bir türbedir.

 

KARAÖREN MAHALLESİ

SAZAKDAMI YERLEŞİMİ: Sazakdamı Yerleşimi, Karaören Köyünün 1km kadar kuzeydoğusunda, Katranlı Tepenin güneyinde kalmaktadır. Karaören’in adı eskiden Karaviran’mış.

Yerleşim Bilgileri: Sazakdamı Yerleşimini bir yamaç yerleşimi olarak nitelemek mümkündür. Yerleşim yanında bulunan taş ocağı sebebiyle yerleşim yeri tam olarak tespit edilememiştir. Sazakdamı Yerleşimi seramik kırıntılarının yayılımına göre belgelenip Koruma Kurulu Kararıyla 2003 yılında 3. Derece Arkeolojik SİT Alanı olarak tescillenmiştir.

KAPULLU MAHALLESİ

KAPULLU TÜRBESİ: Kapullu Köyündeki Eren’in kim olduğu konusunda herhangi bir bilgi yoktur. Türbenin durumu hakkında herhangi bir bilgi yoktur.
KAPULLU HAMAMI: Kapullu Hamamı, Kapullu Köyüne 7km mesafede Sakarya Nehrinin yanındadır.

Hamam Bilgileri: Hamam olarak anılmasının sebebi buranın çok küçük bir işletme olarak kalmasıdır. Bunda yolunun bozukluğu da etkili olmuştur. Günümüzde ise ilave binalarla Kaplıca olma yolundadır. Roma Döneminden kalmış olduğu tahmin edilmektedir.

KABACA MAHALLESİ

KAYGUSUZ ABDAL TÜRBESİ: Kaygusuz Abdal Türbesi, Kabaca Köyüne yakın bir yayladadır.

Kaygusuz Abdal Alaiye (Alanya) Beyinin oğlu iken Abdal Musa’ya intisap etmiş uzun yıllar hizmetinde kalmıştır. Gaybi mahlasıyla yazmış olduğu şiirleri meşhurdur. Mısır’a giderek burada vefat ettiği bilinmesine rağmen, bazı kaynaklara göre 1168 yılında Kabaca Köyüne gelerek burada vefat etmiştir.
Türbe içindeki güneydoğu köşede kalan sandukanın üzerinde Kaygusuz Derviş, bu mezarın solunda kalan sandukada Kaygusuz Musa, giriş kapısının yakınındaki sandukada yine Kaygusuz Derviş adı görülmektedir. Burada medfun olan şahısların Hacı Bayram-ı Veli hazretlerinin tarikatı olan Bayramiye tarikatına mensup oldukları, Abdal Musa’ya olan saygılarından dolayı türbenin bu adı aldığı düşünülmektedir.
Türbe kare planlı 8,2x8,6m ölçülerinde 2,1m yüksekliğindedir. Yığma taştan iki oda olarak inşa edilmiştir. Saçtan, kubbeli biçimde çatısı vardır. Türbe içinde irili ufaklı 10 sanduka bulunmaktadır. İnşa tarihi olarak 16-17. yüzyıl olarak düşünülen türbe Osmanlı Döneminden kalma olduğuna göre Kaygusuz Abdal’ın burada medfun olması zor gözükmektedir. Türbe 1992 yılında Koruma Kurulu kararıyla 1.Derece Anıt Eser olarak tescillenmiştir. Türbe içindeki bezemeler 1997 yılında yapılmıştır. Türbe özellikle hayır duası için, değişik dilekler için ziyaret edilmektedir. Sandukalar üzerine giysiler, yaşmaklar bırakılmaktadır.

İNCEPELİT MAHALLESİ

İNCEPELİT KALINTILARI: Köyün içinde Roma Dönemi tekil buluntu malzemeler bulunmaktadır.

İNCEPELİT KALESİ: İncepelit Kalesi, İncepelit Köyünün 2km kadar güneyinde, Süvari Çayı ile Batak Çayı arasındaki yükseltide, Kümbet Mevkii olarak anılan yerdedir.

Kale Bilgileri: Envanter sayfasında Kale Öreni olarak anılmaktadır. Bu tepe üzerinde yaylayı kademeler halinde kullanarak bir ören yeri oluşturulmuştur.

Örenin Kümbet denilen ve bir Höyük gibi duran, İncekaş denilen yıkıntılar ise antik şehre giden yolu kapatmış, sur kalıntısıdır. Yine kaçak kazıların en çok buraya tahrip ettiği görülmüştür. Bu kaçak kazılarda bazı duvar kalıntıları Gordion şehri Frig Duvarlarına benzemektedir. Adaviran Köyünün arazisine denk gelen ve mevcut kalenin güney doğusunda kalan bir başka sur kalıntısı da dikkati çekmektedir. Her iki sur duvarı arasında ören yeri mevcut olup, yaklaşık 100 binanın temeli bu örende gözükmektedir. Bu alanda toplanan yüzey seramik parçalarına göre Kale-Ören Eski Hitit ve Erken Frig Döneminde iskân görmüştür. İncepelit Kale Öreni Koruma Kurulu Kararıyla 1996 yılında 1. Derece Arkeolojik SİT Alanı olarak tescillenmiştir.

HIRKATEPE MAHALLESİ

HIRKATEPE HÖYÜK: Hırkatepe Höyük, Hırkatepe Köyünün girişinde Gündüzalp Türbesinin bulunduğu tepedir. Hıraktepe Köyünün eski adı Kırka / Hırka’dır.

Höyük Bilgileri: TAY veri tabanında Hırka Höyük olarak geçmektedir. Höyük üzerinde bulunan gaga ağızlı bir testi ile Tahsin Özgüç höyüğü tespit etmiştir. Sayın Özgüç testiyi Bakır Çağına tarihlendirmiştir. Başka bir bulgudan bahsedilmemiştir.
Höyüğün Tunç Çağında iskân gördüğü belirtilmektedir. Günümüzde höyük üzerinde Osmanlı’nın kurucusu Osman Gazi’nin dedesi, Ertuğrul Gazi’nin babası ve Hayme Ana’nın eşi olan Gündüzalp’in burada bir türbesi vardır. Etrafındaki mezarlarla birlikte höyük orijinalliğinden uzaklaşmıştır.

GAZİ GÜNGÜZALP TÜRBESİ: Gazi Gündüzalp Türbesi, Hırkatepe Köyünün girişindedir.

Gazi Gündüzalp Osmanlı İmparatorluğu’nun kurucusu olan Osman Bey’in dedesi, Ertuğrul Gazi’nin babasıdır. Eşi Hayme Ana’dır. Türklerin Kayı boyundandır. Ertuğrul Gazi haricinde Sungurtekin, Gündoğdu ve Dündar adında üç oğlu daha vardır. Kayı Boyu Hazar etrafından yaklaşık 3.500 km yol kat ederek, Söğüt ve çevresine yerleşmiştir. Gazi Gündüzalp Hırkatepe Köyü civarındayken Rumların ani bir baskınıyla burada şehit düşmüştür. Mezarında 40 Kayı mensubu kişi bırakılmış ve hem mezara sahiplenmişler, hem de orayı yurt edinmişlerdir. Bu yüzden Kırka olarak anılan köyün adı zamanla Hırka(tepe) olarak değişmiştir.
Caber Kalesi yakınında bulunan Süleyman Şah mezarında da Gazi Gündüzalp’in medfun olduğu ikisinin aynı kişi olduğu da söylenmektedir. Türbe üzeri bir çatıyla kaplanmış, namaz kılmak için bir bölümü olan açık bir türbedir. Türbe öncelikle hayır duası için ziyaret edilmektedir. Köyün kurucusu, Osmanlı’nın dedesi olan Gazi Gündüzalp askere gidenler tarafından ziyaret edilir, gençler buradan dualarla uğurlanır. Ayrıca türbe yağmur duası içinde her yıl düzenli olarak ziyaret edilmektedir.

HARMANCIK MAHALLESİ

HARMANCIK KÖPRÜSÜ: Köprü, Harmancık Köyü yakınındadır. Köyün eski Taksır’dır. Bu ismin anlamını bulamadık.
Köprü Bilgileri: Kirmir Çayı üzerinde kurulmuş olan Roma Dönemi köprüsüdür. Köprü muhtemelen Justinianus (527-565) yılında yapılmıştır. Köprü Osmanlılar döneminde yenilenmesine rağmen yine de yıkılmıştır. Yıkılan köprü yanına günümüzde modern köprü yapılmıştır.

FASIL MAHALLESİ

MALTEPE ÖRENYERİ: Örenyeri, Fasıl Köyünün 1km güneyinde köy yolunun yanındadır.

Yerleşim Bilgileri: Maltepe Örenyeri, doğal bir tepe üzerine konumlanmış, yamaç yerleşimi olarak adlandırılabilecek bir yerleşimdir. Yerleşimin üzerinde büyük bir elektrik enerji nakil hattı direği görülmektedir. Yamaçları dik olan tepenin eteklerinde tarım faaliyetleri yapılmaktadır. Yerleşim üzerinde el yapımı seramiğin haricinde bol miktarda Roma Dönemi
seramiği dikkati çekmektedir. Maalesef bu alan da kaçak kazı çukurlarıyla definecilerin talanına maruz kalmaktadır.
Maltepe Örenyeri 2003 yılı Koruma Kurulu Kararıyla 1.Derece Arkeolojik SİT Alanı olarak tescillenmiştir.
FASIL MAĞARALARI: Kavak Deresi boyunca, dere yatağına yakın konumda yerleşim olarak kullanılmış, insan yapımı mağaralar bulunmaktadır. Bölgede bol miktarda bulunan bu mağaraların Roma Döneminde korunma ve saklanma amacıyla iskân gördüğünü düşünmekteyiz.
 

DUDAŞ MAHALLESİ

DUDAŞ KALINTILARI: Kalıntılar, Dudaş Köyünün içindedir. Depelarkası Köylerindendir. Dudaş Köyü 1478 yılı Tahrir Defterleri kayıtlarında Karye-i Tutaş (11) olarak anılmaktadır. Köy içine dağılmış durumda Roma Döneminden kalma tekil buluntu malzemeler bulunmaktadır. Çakıliçi Mevkii eski yerleşim yerinden kalma izler taşımaktadır.

DUDAŞ ESKİ CAMİ: Dudaş Eski Cami, Dudaş Köy meydanına 500mt uzaklıktadır. Yığma taştan inşa edilmiş, muhtemelen 16. yüzyıldan kalma bir eserdir. Günümüzde tek duvarı ayakta kalmış, harap bir durumdadır.

DUDAŞ TÜRBELERİ: Dudaş Köyünde isimsiz iki eren türbesi bulunmaktadır. Dudaş Köyü Depelarkası olarak anılan gruba bağlı bir köydür. Bu grubun derneği tarafından iki türbe düzenlenmiş ve yenilenmiştir. Türbelerin durumu hakkında herhangi bir bilgimiz yoktur.

DOĞANYURT MAHALLESİ

Doğanyurt Köyünün bilinen ve halen kullanılan eski adı Karabire’dir. Anlam olarak “Siyah- Takke” diyebiliriz. Bire Bilecik Bozüyük’de Takke olarak anılmaktadır. Karaşar’ın adının da kara şeyler giyenlerden geldiği düşünülürse, sanırım bu yaklaşım yanlış olmaz.

DOĞANÇALI MAHALLESİ

ZEYDE YERLEŞİMİ: Zeyde Yerleşimi, Doğançalı Köyü’nün kuzeyinde köye 3km mesafede Zeyde Yaylasında Karaburun Deresinin yanındadır.

Yerleşim Bilgileri: Yerleşim yerinde birçok mimari eleman göze çarpmaktadır. Sütunlar, sütun kaideleri, başlıklar, frizler ve birçok yapı elemanı görülmektedir. Ele geçen bu malzemelere göre yerleşim Roma ve Bizans Döneminde iskan görmüştür. Bu yerleşim yerinde de kaçak kazı çukurları bol miktarda görülmektedir.

Doğançalı Köyünün eski ismi Zeyde’dir.(10) Bu eski isimden adını alan yerleşim yeri 2010 yılı Koruma Kurulu kararıyla 1.Derece Arkeolojik SİT Alanı olarak tescillenmiştir.


KABAK DEDE TÜRBESİ: Kabak Dede Türbesi, Doğançalı Köyündedir.

Kabak Dede’nin kim olduğu konusunda herhangi bir bilgi yoktur. Türbe kare planlı basit bir türbedir. Türbe değişik dilekler için ziyaret edilmektedir

 

DİKMEN MAHALLESİ

DİKMEN HÖYÜK: Dikmen Höyük, Dikmen Köyüne 7-8km mesafede Höyük Mevkii olarak adlandırılan yerdedir.
Höyük Bilgileri: Dikmen Höyük ova ortasında 50-60 m. çapında, 20 m. yüksekliğindedir. Tepe üzerinde derin bir kaçak kazı çukuru olan höyükte, ele geçen seramik kırıntılarına göre höyük İlk Tunç Çağı ve Klasik devirlerde iskân görmüştür. Yine höyük yakınında bulunan bataklık alan ve batısında bulunan alan Bizans Döneminde yerleşim gördüğüne dair bulgular vermektedir.

Höyük hakkındaki ilk bilgi Tahsin Özgüç tarafından verilmiş ve höyükte bulunan bir tunç mühür hakkında bilgiler verilirken höyüğün yeri hakkında bir bilgi verilmemiştir. Bu mührün benzerleri Kalkolitik ve İlk Tunç Çağı yerleşmelerinde ele geçmiştir. Dikmen Höyük 1983 yılı Koruma Kurulu Kararıyla 1.Derece Arkeolojik SİT Alanı olarak tescillenmiştir.

DİKMEN KALE: Dikmen Kale, Dikmen Köyünün 750mt kuzeydoğusunda 100mt yüksekliğinde konik bir tepenin üzerindedir.

Kale Bilgileri: Dikmen Kale yaklaşık 20-25km’lik bir mesafeyi gözetleyen konumdadır. Kale 200mt lik bir alanı kaplamakta, üç burcu bulunmakta, ortalama duvar kalınlığı 2,20m’ye sahiptir. Çokgen taşlar kabaca işlenerek, harçsız olarak kale inşa edilmiştir. Galat Kalesi olup, Helenistik Dönemde de iskân görmüştür. Kalenin 1km kuzeyinde kayaya oyma mekanlar bulunmaktadır. Bunlar kilise ve yer altı şehridir. Kirmir Çayı vadisinde birçok örneğine rastlanmaktadır.

DİBEKÖREN MAHALLESİ

DİBEKÖREN YERLEŞİMİ: Dibekören Yerleşimi, Dibekören Köyüne 4-4,5km mesafede, köyü Kızık Köyüne bağlayan tali yolun yanındadır. Gül Yayla mevkii olarak anılmaktadır. Köyün eski adı Dibekviran ‘dır.

Yerleşim Bilgileri: Dibekören Köyüne uzak olması sebebiyle sık olarak kaçık kazı faaliyetleriyle tahribata uğrayan bir yerleşimdir. Kaçak kazıyla 10mt derinliğe kadar ulaşılmış, yapı neredeyse yerle bir edilmiştir. Bu ağır tahribatta iş makinelerinin de kullanıldığı düşünülmektedir. Ele geçen seramik kırıntılarına göre yapı grubunun geç dönemde dini veya gözetleme amacıyla yapılmış bina olduğu düşünülmektedir.
Dibekören Yerleşimi 2005 yılı Koruma Kurulu Kararıyla 3.Derece Arkeolojik SİT Alanı olarak tescillenmiştir.

DAĞŞEYHLER MAHALLESİ

ŞEYHLER TÜRBESİ: Şeyhler Türbesi, Dağşeyhler Köyündedir. Dağşeyhler Köyü Dağşıhlar Köyü olarak da anılmakta ve Depelarkası Köylerindendir.
Güllü Dede olarak anılan türbe aynı zamanda Şeyhler olarak da anılmaktadır. Türbenin durumu hakkında herhangi bir bilgimiz yoktur. Türbe değişik dilekler için ziyaret edilmektedir.

ÇANTIRLI MAHALLESİ

Çantırlı Köyünün ismi köyde bulunan, önü açık olan evlere verilen isim Çantı idi. Köyün adı buradan gelmektedir.

ÇAKILOBA MAHALLESİ

Çakıloba Köyü’nün eski adı Kertil’dir. Bir adı da Kaplan Çakıl Oba’dır. 1573 yılı Osmanlı Tahrir Defterlerinde adı geçmektedir.
Kertil’in “Kerte-Kerti”den geldiğini düşünmekteyiz. İşaret, iz anlamındadır.

BOYALI MAHALLESİ

ÜNSERİ NEKROPOLÜ: Ünseri Nekropolü, Ankara İli, Beypazarı İlçesi, Boyalı Köyü’nün 1km güneydoğusunda Boyalı-Mikail Köyü yolunun güney yanındadır.
 

Nekropol Bilgileri: Yol kenarında tabanı görülen bir yapının yanında yer alan Roma Dönemi 5 adet mezar kaçak kazılar sonucu soyulunca kurtarma kazısı yapılmıştır. Mezarlar taşlarla örülmüş ve Horasan sıvayla sıvanmış, 70x200 cm ölçülerindeki mezarlar, 10-20cm kalınlığında blok taşla örtülüdür. Mezarlar kapak taşları kırılarak hırsızlar tarafından
soyulmuştur. Nekropol alanı tarım faaliyetleri ve kaçak kazılarla tahrip edilmektedir.

Ünseri Nekropolü 1996 yılı Koruma Kurulu kararıyla 1.Derece Arkeolojik SİT Alanı olarak tescillenmiştir.

BAĞÖZÜ MAHALLESİ

BAĞÖZÜ KAYA YERLEŞİMİ: Yerleşim, Bağözü Mahallesinin 1,5 km güneybatısında yer almaktadır.

Yerleşim Bilgileri: Elmabeli Deresinin batısında bulunan bir kuru dere yatağının hemen kenarında mahalleyi gören bir konumda kayaya oyulmuş bir yerleşimdir. Yer altı kenti görünümündeki bu yerleşimin odaları yan yana ve arka arkaya sıralanmış şekildedir. Odalar içten birer kapıyla birbirine bağlanmakta ve odalarda çeşitli boyutlarda nişler bulunmaktadır. Bu yerleşimin hemen yanında yine kayaya oyulmuş küçük bir kilise kalıntısı bulunmaktadır. Kemerli bir kapıyla girilen kilisenin daire şeklinde bir kubbesi mevcuttur. Toprak kaymaları sonucu bir çoğunun ağzı kapanmış başka kaya yerleşimlerinin varlığı tespit edilmiştir. Ele geçen seramik parçalarına göre yerleşim Bizans Dönemine tarihlenmektedir.

Bağözü Kaya Yerleşimi 2011 yılı Koruma Kurulu Kararıyla 1.Derece Arkeolojik SİT Alanı olarak tescillenmiştir.

BAĞÖZÜ ESKİ CAMİ: Bağözü Eski Cami Bağözü Mahallesi merkezindedir. Cami küçük kalınca yeni cami yapılmış ve bu yüzden harap duruma gelmiştir. Yığma ve kesme taştan, ahşap ve kireç, alçı kullanılarak inşa edilmiştir. 19. yüzyılın ikinci yarısında yapıldığı düşünülmektedir. Sadece bir duvara ayakta kalmış, harap bir durumdadır.
NECMETTİN KÜBRA TÜRBESİ: Necmettin Kübra Türbesi, Bağözü Mahallesindedir. Necmeddin-i Kübra asıl adı Ahmed olan 13. yüzyılda yaşamış alim ve veli zatlardan biridir. Mezarı Türkmenistan’nın Köhneürgenç Şehrindedir. Bağözü Mahallesinin eski adı Zeyve’dir.(9) Daha sonra Zaviye ve bugünlere Bağözü olarak gelmiştir. Burada kurulan zaviyede hizmetlerini sürdürmüş, saygı duyulan bir zat olduğundan Mahallenin ismi de bu zaviyenin adıyla anılmaya başlamış olabilir. Zaviyeden günümüze ulaşan herhangi bir yapı kalıntısı kalmamıştır. Türbenin durumu hakkında herhangi bir bilgimiz yoktur. Türbe değişik dilekler için ziyaret edilmektedir.

AŞAĞIGÜNEY MAHALLESİ

AŞAĞIGÜNEY TARİHÇESİ: 1572 Osmanlı Dönemi Tahrir kayıtlarında Gün Viran olarak anılmaktadır. Cumhuriyetten önce Güneyviran ve en son olarak Aşağıgüney olmuştur. Depelarkası Köylerindendir.

AKÇALI MAHALLESİ

AKÇALI TARİHÇESİ: Osmanlı Döneminde Sipahi hassı olan bir köydür. Adı Kemerez, Yemere, Gemere, Bazarcık ve Çayada adlarıyla anılmaktaydı.

AKÇAKAVAK MAHALLESİ

AKÇAKAVAK TARİHÇESİ: 1573 yılı kayıtlarında Hüdavendigâr (Bursa) Beyi’nin hassıdır. Köye Dolukol (Sulukol) Mahallesi de dahildir.
KUMKAYALIKLARI YERLEŞİMİ: Kumkayalıkları Yerleşimi, Ankara İli, Beypazarı İlçesi, Akçakavak Mahallesinin Kumkayalar Mevkiindedir.

Yerleşim Bilgileri: Akçakavak Mahallesinin kuzeybatısında yer alan ve Kirmir Çayını besleyen Süvari Deresinin kıyısında bir tepe üzerindedir. Kare planlı yerleşim, dere yatağından getirilen taşlarla bitişik nizamlı kuru örgü sistemle inşa edilmiştir. Ele geçen keramik kırıntılarına göre Selçuklu Döneminde inşa edilmiş ve kullanılmıştır. Kaçak kazı çukurları görülmektedir. Kumkayalıkları Yerleşimi 2007 yılı Koruma Kurulu Kararıyla 1.Derece Arkeolojik SİT Alanı olarak tescillenmiştir.

ADAÖREN MAHALLESİ

ADAÖREN ANLAMI: 1573 kayıtlarında Ahmedviran ve Adaviran olarak geçmektedir. Kirmir Çayı’nın oluşturduğu vadi yanındadır. Kirmir Çayının antik adı Siberis’dir. (5)
ADAÖREN KALESİ: Adaören Kalesi, Adaören Köyünün 2,5km güneybatısında Kirmir Çayının üç yönden çevrelediği bir yarımada üzerindedir. Kale Adaören Köyüne yakın olmasına rağmen Dibecik Köyü sınırlarında olabilir.

Adaören (Tabanlıoğlu) Kalesi
Adaören Kalesi Bilgileri: Tabanlıoğlu Kalesi, Sedkaşı Kalesi, Gavur Kalesi ve Peium(6) olarak da anılan kalenin güneydoğu ucu hariç diğer tarafları uçurumdur. Yanından geçen Kirmir Çayı kalenin korunması için doğal bir korunma oluşturmuştur. Kale girişinde harap olsa da günümüze kadar gelen iki altıgen planlı kule bulunmaktadır. Kale ve kuleler kesme taştan kuru örgüde inşa edilmiştir. Kulelerde Bizans Dönemi devşirme malzemeler dikkati çekmektedir. Kale duvarları yer yer harç kullanılarak moloz taşlardan inşa edilmiştir. Kale içinde bazı yapı kalıntılarının temelleri görülmektedir. Kalenin Roma Döneminde inşa edildiği ve diğer dönemlerde de onarım görerek varlığını sürdürdüğü düşünülmektedir. Kale
günümüzde kaçak kazı faaliyetleriyle tahrip edilmektedir. Adaören Kalesi Koruma Kurulu kararıyla 1.Derece Arkeolojik SİT Alanı olarak tescillenmiştir.
ADAÖREN NEKROPOLÜ: Adaören Nekropolü, Ankara İli, Beypazarı İlçesi Adaören Köyünün kuzeybatısında yer almaktadır.

Adaören Nekropolü Bilgileri: Nekropolis Alanı 280x140m ölçülerinde olup, batısından taşlık bir yolla kesilmektedir. Nekropolis alanı kaçak kazılarla tahrip edilmektedir. Adaören Nekropolü Koruma Kurulu kararıyla 1997 yılında 3.Derece Arkeolojik SİT Alanı olarak tescillenmiştir.

ADAÖREN ZİYARETİ: Adaören Ziyareti, Ankara İli Beypazarı İlçesi Adaören Köyünün içindedir. Köyün içinde etrafı derme çatma bir duvarla çevrili, içinde ağaçlar olan bir ziyarettir.
Değişik dilekler için Adaören vatandaşları tarafından ziyaret edilmektedir.

ACISU MAHALLESİ

GELİNKAYASI HÖYÜK: Gelinkayası Höyüğü, Acısu Köyü Gelinkayası Mevkiindedir. Ankara-Beypazarı Karayolundan Acısu yoluna saptıktan 2km sonra yolun sağındadır. T1 Tümülüsüne 100m mesafededir.

Gelinkayası Höyük
Gelinkayası Höyük Bilgileri ve Kazı Sonuçları: Anadolu Medeniyetleri Müzesi ekiplerince 2007 yılında T1 adıyla anılan tümülüsün bir kısmı kazılarak ortaya çıkarılmıştır. Buraya yakın olan başka bir yükselti üzerinde kaçak kazı sondajları tespit edilince bu alan da kazılmış ve buranın Tümülüs değil höyük olduğu tespit edilmiştir. Küçük bir höyük olan  gelinkayası höyüğünde mimari yapı katlarının altında bir mezar tespit edilmiştir. Höyükten bir testi ve balta ele geçirilmiştir. Höyük 12mt yüksekliğinde 175m çapındadır. İlk Tunç Çağına tarihlenen höyük Koruma Kurulu Kararıyla 2009 yılında 1.Derece Arkeolojik SİT Alanı olarak tescillenmiştir.

GELİNKAYASI TÜMÜLÜSÜ: Gelinkayası Tümülüsü, Acısu Köyü Gelinkayası Mevkiindedir. Ankara-Beypazarı Karayolundan Acısu yoluna saptıktan 2km sonra yolun sağındadır.

Gelinkayası T1 Tümülüsü
T1 Tümülüsü Bilgileri ve Kazı Sonuçları: Anadolu Medeniyetleri Müzesi ekiplerince 2007 yılında T1 adıyla anılan tümülüsün bir kısmı kazılarak ortaya çıkarılmıştır. Gelikayası mevkiinde bulunan Tümülüslerin kaçak kazılarla değişik tahribatlara uğradığı görülmüştür.
Yalnız T1 tümülüsünün mezar odasına ulaşıldığı görülünce burada kurtarma kazısı gerçekleştirilmiştir. 40x40 m ölçülerinde Roma Dönemine ait olmasına rağmen Galat Tipi bir Tümülüs olduğu tespit edilmiştir. Tümülüs buluntularına göre 200 yıllarından kalmadır. Çevrede sadece Tümülüsler bulunmamaktadır. Ayrıca başka bir mezar gruplarının tespitiyle bu alanın bir nekropolis olarak kullanıldığı tespit edilmiştir. T1 Tümülüsü Koruma Kurulu Kararıyla 2006 yılında 1.Derece Arkeolojik SİT Alanı olarak tescillenmiştir.

SONUÇ BULUNAMADI